Haberler

You are here

UKÜ’DE “PSİKOLOJİ, AYRIMCILIK VE HETERONORMATİVİTE” PANELİ

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Kulübü bünyesinde “Psikoloji, Ayrımcılık ve Heteronormativite” konulu panel düzenlendi.

Çevik Uraz Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panele Prof. Dr. Melek Göregenli, Dr. Umut Şah, Araştırma Görevlisi Mehmet Karasu ve UKÜ Psikoloji Kulübü Danışmanı Gözde Kral Uçar konuşmacı olarak katıldı.

Panelin açış konuşmasını Psikoloji Kulüp Başkanı İbrahim Halil Koyuncu yaptı. Koyuncu, Türkiye’de meydana gelen terör olayları nedeniyle sınav öncesi dönem için düzenlenmesi planlanan etkinliklerin yapılamayacağını söyledi. Psikoloji Kulüp Başkanı olarak terörün sonlanmasını yürekten istediğini ifade eden İbrahim Halil Koyuncu, “Umuyorum ki bu kötü günlerin hepsini maziye gömebilir, din, dil, ırk ayırt etmeden birlik ve barış içerisinde yaşayabiliriz.” dedi.

Şah: ‘Heteronormativite’ ve ‘Sisnormativite’ günümüzde çok yaygın

Panelin ilk konuşmacısı Dr. Umut Şah, cinsiyet kavramının ‘Biyolojik cinsiyet’ ve ‘Toplumsal cinsiyet’ olarak ayrılabileceğini ifade etti. Biyolojik cinsiyetin üreme organları üzerinden karar verilen bir durum olduğunu aktaran Şah, toplumsal cinsiyetin ise daha kişisel olarak kişinin kendini hangi cinsiyette hissettiği ve kendi karar verdiği bir durum olarak tanımladı. Umut Şah, biyolojik cinsiyet ile toplumsal cinsiyetin birbiriyle uyumlu olmaması ve bunun sorun olarak gösterilmesi durumuna ‘Sisnormativite’ denildiğini aktardı. Heteronormativite kavramının ise heteroseksüellik dışında bütün cinsel yönelimlerin anormal kabul edildiğini ifade ettiğini belirten Dr. Şah, sisnormativite ve heteronormativite bakış açılarının tüm dünyada yaygın bakış açısı haline geldiğini kaydetti.

Karasu: Nefret suçları bireyselmiş gibi görünür, ancak gruba yöneliktir

İnsanlar arasında yapılan genel ayrımlardan bahseden Araştırma Görevlisi Mehmet Karasu, Nazi Almanyası’nda Yahudilere, Çingenelere ve eşcinsellere yapılan zulümlere de değinerek, Kerimcan Durmaz’a cinsiyet tercihi konusunda yapılan saldırıyla bu zulümlerin arka planındaki ideolojilerin hemen hemen aynı olduğunun altını çizdi. Bir kişiye ait olduğu gruptan dolayı yapılan ayrımcılığın tamamen karşısında olduğunu ifade eden Karasu, “Nefret suçları bireyselmiş gibi görünür, ancak gruba yöneliktir.” dedi.

Göregenli: İnsanı insan yapan yegane unsur farklarıdır

Sigmund Freud’un bir sözünden esinlenerek insanların tümünün bir kültürle kaynaşmadan biseksüel olduklarını ifade eden Prof. Dr. Melek Göregenli, bunun anlamının kişinin biyolojik olarak heteroseksüel olmaya ya da olmamaya müsait olmadığını, kültürün kişiyi bu tercihlere yönlendirdiğini dile getirdi. Etnik köken, din, dil, ırk farklarının olması gerektiğini, bu farkların insanı insan yapan yegane unsur olduğunu söyleyen Prof. Dr. Göregenli, “Farklar kötü değildir, asıl kötülük, kişinin kendisini farklarından dolayı diğer insanlardan üstün görmesi, yani kendisi beyaz diye siyahlardan üstün olduğunu düşünmesiyle başlar.” dedi. 

Haberler