• UKÜ Online
Haberler

You are here

UKÜ’de Genç Tema Kulübü tarafından “Çevresel Etkinliklerin Değerlendirilmesi” adlı etkinlik gerçekleştirildi

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Öğrenci Gelişim ve Danışma Merkezi (ÖGDM) Genç Tema Kulübü tarafından “Çevresel Etkinliklerin Değerlendirilmesi” adlı etkinlik gerçekleştirildi.

Düzenlenen etkinlik, UKÜ Çevik Uraz Konferans Salonu’nda yapıldı. Etkinliğe konuşmacı olarak Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rana Kıdak, Yrd. Doç. Dr. Şifa Doğan, Genç Tema Kulübü Danışmanı Öğretim Görevlisi Mete Mutlu Balkıs ve Genç Tema Kulübü Başkanı Mehmet Ulaş katıldı.

Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Kıdak, dünyada ve Kuzey Kıbrıs özelindeki çevre kirliliğinin önemine değinerek; çevre kirliliğinin insan üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetti. Kıdak, çevre kirliliğine örnek vererek, su kirliliği, toprak kirliliği, hava kirliliği ve katı atık kirliliği hakkında açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Rana Kıdak,  Kuzey Kıbrıs’taki CMC atıklarının önemine değinerek;  Lefke Bölgesi’ndeki bu atıkların yaklaşık yüz yıldır var olduğunu ve çözülemeyen bir sorun olarak gündemde yer aldığını kaydetti. Bu kirliliğin nasıl çözülebileceği üzerine konuşan Öğretim Üyesi Kıdak,  örneğin çevre yönetiminin dünyada ve Kuzey Kıbrıs’ta uygulanmasının önemini ifade etti. Çevre yönetimi hakkında bilgi veren Kıdak,  “Çevre kirliliğinin öncelikle meydana gelmeden önce önlenebilmesi, meydana geldikten sonra temizlenmesi ve yok edilmesi için belediyelerin veya devlet kurumları tarafından çıkartılan yasalarla çözüm yaratılması gerekiyor” dedi. 

Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rana Kıdak, belediyelere bu konuda büyük görev düştüğünün altını çizerek, şöyle devam etti: Çevre kirliliğinin önlenmesi için belediyeler kontrollü olarak denetlemeler yapmalıdır. Kanunsuz davranışlarda bulunan vatandaşlar ya da sanayi kuruluşları mevcut ise hukuki cezai işlemle yaptırım yapılması gerekmektedir.

 UKÜ’de Topluma Fayda Sağlayacak Projeler Yer Alıyor

Çevrede hep birlikte bir yaşam sürdüğümüze dikkat çeken Kıdak, “Bitkiler, hayvanlar, insanlar hep bir aradayız, ancak dikkatle baktığımızda gördüğümüz çevre kirliliğinin esas kaynağının insan olduğudur” şeklinde konuştu. Aşırı nüfus artışı ve insanların konfor içinde yaşama isteği, çevre kirlilğini arttıran etkenlerin başında yer aldığına dikkat çeken Kıdak, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi olarak özellikle Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından çevre kirliliğinin tanımlanması, kirlilikle mücadele konularındaki çalışmalarda özellikle de enstrümental analiz laboratuvarı, yüksek lisans ve doktora programlarında yapılan araştırma tezleri sayesinde çok yararlı projeler yürütüldüğünü vurguladı.  Bu tarz araştırmaların topluma  fayda sağlayacak  projeler olduğunu ifade eden Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kıdak,  çevre kirliliği ile  ilgili  çalışmaların var olduğunu belirtmek için bu etkinliğin düzenlendiğini ve çevre mühendisliği okuyan  bütün öğrenciler ile farklı fakültelerdeki öğrencilere farkındalık yaratmayı hedefleyerek birlikte hareket edilirse çevre kirliliğiyle mücadele edebileceklerini bildirdi.

Konuşmacı olarak yer alan Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şifa Doğan, farkındalık yaratmak istediği noktanın ekolojik ayak izi konusu olduğuna dikkat çekerek; her bir bireyin ekolojik ayak izi olduğunu açıkladı. Doğan, “Yaşadığımız çevrede nasıl bir ayak izi bırakıyoruz, buna odaklanmak istiyorum” dedi. İnsanoğlunun çevre etkilerine sebebiyet veren bir canlı türü olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Şifa Doğan, insanın doğayı yok ettiğini kaydetti. Günümüze kadar insanlığın gerek keşiflerle ve gerekse endüstriyel devrimle doğal yaşama olumsuz etkileri olmuştur” dedi.  İnsan nüfusunun yıllar boyunca düzgün bir biçimde artmadığını da dile getiren Yrd. Doç. Dr. Doğan, örneğin 1800’lerde insan nüfusu binler civarındayken, günümüz nüfus sayısının 7.1 milyar olduğu hakkında görüşlerin olduğunu ifade etti. 

Doğan: “Daha Az Tüketim Gerektiren İhtiyaç Yollarının Bulunmasının Gerekiyor”

Ekolojik ayak izinin, her bir bireyin ihtiyaç duyduğu yiyecek, enerji, su, giyim, ulaşım veya bizler tarafından ortaya çıkan atıkların depolanması için gerekli alan cinsinden hesaplandığını sözlerine ekleyen Şifa Doğan, evrensel ayak izi sayesinde bireyin çevreye verdiği tahribat ve bu alanlarla nasıl mücadele edileceği hakkında çalışmalar yapıldığını aktardı.

Bir ülke ne kadar zenginse ya da ne kadar nüfusu varsa, çevreye olan tahribatın o ülkedeki birey sayısı ile doğrusal bir ilişki içerisinde olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Şifa Doğan, insanların zenginleşmesi ve endüstrinin gelişmesi, dünyada bıraktıkları ekolojik ayak izlerinin zaman içinde artışa sebebiyet verdiğini açıkladı. Doğan, bir bireyin ekolojik ayak izinin yaklaşık kişi başına 1.8 hektar olması gerekirken,  bu miktarın 2.7 olarak ortaya konduğunu ve  bu miktarın fazla kullanılması ile  doğa tahribatını da beraberinde getirdiğini ifade etti. Böylesi tahribatların nasıl önlenebileceğine dair bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Şifa Doğan, çevreye daha az zarar veren,  daha az tüketim gerektiren ihtiyaç yollarının bulunmasının gerektiğini söyledi. Doğan, bu tarz çözümlerin bulunması sürdürülebilir kalkınma ve küresel ya da evrensel planlanmanın yapılması sayesinde gerçekleşebileceğini de dile getirdi. Ayrıca Yrd.Doç. Dr. Doğan, evrensel yasalarla bunların yaptırımlarının olması, insanların daha çevreci, daha ekonomik uygulanabilir bir yöntem bulması gerektiğini de kaydetti.

Farkındalık bilinci ne kadar artarsa, çevreye olan tahribatın daha da azalacağını belirten Yrd. Doç. Dr. Şifa Doğan,  çevreye daha az zarar verebilmenin, dünyanın verdiği kaynaklardan tasarruf yapılarak daha az az tüketimin yanında aynı zamanda bilinçlenme için eğitimin öneminin büyük katkı sağladığına da dikkat çekti.  

Düzenlenen etkinlikte daha sonra Öğretim Görevlisi Mete Mutlu Balkıs konuşmacı olarak yer aldı. Balkıs, farkındalık bilincinin oluşmasının önemine dikkat çekerken, bu farkındalığı yaratmanın çok zor olduğunu dile getirdi. Gerek çevre, gerekse hastalık gibi konularda farkındalık yaratmayı sağlamanın eğitimle başladığını vurgulayan Öğr. Gör. Balkıs, özellikle yeni neslin ve gelecek kuşakların bu bilince ulaşması gerektiğini savundu. 

UKÜ Genç Tema Kulübü Başkanı Mehmet Ulaş ise bu tarz etkinlikleri devam ettireceklerini ve çevreyi korumak adına yapılacak etkinlerle insanları da bilinçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Çevre kirliliğine örnek veren Ulaş, gazete ve katı atık kirliliği gibi ekosisteme fazlasıyla zarar veren durumlara müdahale etme gibi projelerin olduğunu ve UKÜ ailesinin destekleri sayesinde gerçekleşeceğini bildirdi.  

Haberler