• UKU Online
Haberler

You are here

UKÜ ÖĞRETİM ÜYESİNDEN ‘DEPREM HAFTASI’YLA İLGİLİ AÇIKLAMA

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ayşe Pekrioğlu Balkıs, “Deprem Haftası” dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

Ayşe Pekrioğlu Balkıs, her yıl 1-7 Mart tarihlerindeki Deprem Haftası nedeniyle Türkiye’de 1999 yılında meydana gelen  Gölcük Depremi’ni tekrardan incelemekte fayda olduğunu düşündüğünü ifade etti. Bölüm Başkanı Balkıs, Gölcük Depremi’ndeki ölü sayısının 18 bin 373, yaralı sayısının 40 bin 901 ve yıkılan/ ağır hasarlı bina sayısının 96 bin 796 olduğunu hatırlattı. Bu rakamlara ek olarak yıkılan ve ağır hasarlı işyeri, orta hasarlı bina ve işyeri, az hazarlı bina ve işyeri sayısının da çok yüksek olduğunu aktaran Yrd. Doç. Dr. Balkıs, depremden direkt veya dolaylı olarak etkilenenlerin sayısının ise milyonlarla ifade edilebileceğinin hesaplandığını ifade etti.

“Deprem bir doğa olayı olduğu için önüne geçilmesi mümkün değildir”

Depremi ‘çok büyük can ve mal kaybına neden olan bir doğa olayı’ şeklinde tanımlayan Balkıs, depremin oluşma aşamalarını anlattı. Çeşitli nedenlerle yer kabuğu tabakaları arasında gerilme birikmeleri oluştuğunu ve bunların belirli bir düzeyi aşınca tabakalar arasında ani kırılmaların olduğunu dile getiren Bölüm Başkanı Ayşe Pekrioğlu Balkıs, bu esnada oluşan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak yeryüzüne kadar ulaştığını ve bunun da ‘deprem’ denilen yer sarsıntılarına neden olduğunu belirtti. Depremin bir doğa olayı olduğu için önüne geçilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Yrd. Doç. Dr. Ayşe Pekrioğlu Balkıs, buna karşılık sonuçlarının en aza indirilmesinin mümkün olduğunu fakat bunun zorluklarının olduğu ve bunun için uğraş gerektiğini aktardı.

“Deprem sadece mühendisleri değil, diğer kurumları da ilgilendiren önemli bir olaydır”

Depremin sonuçlarının minimuma indirilmesinin zorluklarından birinin depremin zamanının ve büyüklüğünün bilinememesi olduğunu vurgulayan Balkıs, depremle ilgili bilim dallarının bu sorunun cevabını aramakla birlikte, tahmin edilen büyüklüklerdeki depremlere dayanıklı yapıların inşa edilme metotlarını da geliştirdiğini söyledi. Bu amaçla geçmiş depremlerin sonuçlarının bir laboratuvar görevi gördüğünü ifade eden Bölüm Başkanı Balkıs, her şeye rağmen bugün yerleşim yerlerinin hala depreme dayanıksız yapılarla dolu olduğunu da sözlerine ekledi. Balkıs, bu durumun, ‘olası bir deprem anında ve sonrasında nasıl davranılmalı?’, ‘kimler nasıl görevlendirilmeli?’, ‘ilk yardım nasıl planlanmalı?’, ‘binalardan ayrılan insanlar hangi güvenli yerlerde toplanmalı?’, ‘geçici barınma yerleri gibi problemler nasıl çözülmeli?’ gibi birçok soruyu da beraberinde getirdiğini belirtti. Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ayşe Pekrioğlu Balkıs, “Görüldüğü gibi deprem olayı sadece mühendisleri değil diğer kurum ve otoriteleri de ilgilendiren önemli bir olaydır.” dedi.

Haberler