• UKÜ Online
Haberler

You are here

UKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Hıdırellez Bayramı’nı anlattı

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Fen - Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Karadağ, Türk Dünyası’nda bir gelenek haline getirilen Hıdırellez Bayramı hakkında açıklamalarda bulundu.

Baharın gelişini simgeleyen ve Dünya’nın birçok ülkesinde farklı ritüeller eşliğinde kutlanan Hıdırellez Bayramı’nın temelinde yeniden yaşama kavuşmanın, doğaya saygının ve bahar sevincinin var olduğunu söyleyen Karadağ, asırlardan beri devam eden bu bayramın her yıl 6 Mayıs’ta kutlandığını belirtti.

“Asırlardır devam eden bu kültür, Hz.Adem’e kadar dayanmaktadır”

Hıdırellez sözcüğünün Arapça’dan gelerek, yeşil, yeşillik, bol yeşilli yer anlamına gelen “El-Hadır” sözcüğünden türemiş olduğunu aktaran Metin Karadağ, daha önceki çağlarda bir bitki tanrısının değişen zaman ve koşullarda Hızır-İlyas kültürüne dönüştüğünün de altını çizdi.

Karadağ,  Hızır’ın kimlik ya da konumu hakkında farklı söylentilerin var olduğundan bahsederken bu söylentilere göre Hızır’ın melek, veli ya da peygamber olarak düşünüldüğünü ifade etti. Hz. Adem’e kadar inen bir sürece inanıldığını belirten Prof. Dr. Metin Karadağ, İlyas’ın Kur’an’da adı geçen bir peygamber olduğunu söylerken diğer İslamî kaynaklara göre ise Hızır ile İlyas’ın birlikteliği konusunda çeşitli verilerin bulunduğunu aktardı. Karadağ konuyla ilgili olarak; “Bu ikili çevresinde oluşan zengin bir anlatı ve inanç birikimi söz konusudur.” ifadelerini kullandı.

“Hıdırellez ile birlikte yeniden doğuş, şifa ve esenliğe kavuşma umutları söz konusudur”

Hızır ile İlyas’ın 6 Mayıs’ta buluştuklarına inanıldığından bu güne büyük bir önem verildiğinin altını çizen Dekan Karadağ, İslam öncesi çağlardan beri kutlanan bahar bayramının, bu tarihle birlikte yeni bir boyuta taşındığını, bu kutlamaların temel öğelerinin ise su, yeşil ve yeşillik olduğunu belirtti.  Bolluk ve bereketin başlama sürecini gösteren baharla birlikte evlerde haşıl pişirildiğini, yoksullara yemek ve diğer yardımlarda bulunulduğunu ifade eden Metin Karadağ, “Halk kırlara, gezinti alanlarına çıkarak türküler eşliğinde oynanan oyunlarla gün boyu eğlenirler.” dedi.

Farklı coğrafyalarda değişik biçimlerde karşımıza çıkan ritüellerden bahseden Prof. Dr. Metin Karadağ,  türbe ziyaretlerinin, adak kesilmesinin, ağaçların yeşil dallarıyla kaynatılmış sularda çocukların yıkanmasının, küskünlerin barıştırılmasının ritüel olarak yer aldığını ifade etti. Karadağ, bu söz konusu uygulamaların bereket umudu, sağlık beklentileri, niyet/kısmet talebine yönelik düşünceler amacı taşıdığını vurgularken, İslam öncesi şamanistik unsurlara dayalı pek çok kültürel olgunun İslamî etkilerle inanç ağırlıklı kutsal bir kurumsallaşmaya dönüştüğünü belirtti.

Fen – Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Karadağ, son olarak “Baharın gelişi Hıdırellez ile birlikte yeniden doğuş, şifa ve esenliğe kavuşma, umutların yenileneceği anlamına ulaşılmıştır.” diye konuştu.

Haberler