Akademik

Arkeoloji Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi

Arkeoloji Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, Ankara Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi (ANKÜSAM)’nin davetlisi olarak gittiği İzmir’de, Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirdikleri kazı çalışmaları ve bulguları içeren bir seminer verdi.

Ankara Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin, İzmir’in Urla ve Çeşme ilçelerinde sürdürdüğü kara ve deniz araştırmalarına davetli olarak katılan UKÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, kazılara katılan uzman ve öğrencilere “UKÜ Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi’nin Çalışmalarına Kısa Bir Bakış” konulu seminer verdi. Söz konusu seminerde Şevketoğlu, 2009 yılında açılan Merkezin yaptığı konservasyon, kültürel miras çalışmaları ve de Tatlısu Çiftlikdüzü’ndeki kazı çalışmalarında elde edilen önemli bulguları paylaştı. Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, seminerde özellikle ulusal ve uluslararası basında da geniş yer bulan Tatlısu’daki “ilk Kıbrıslıların kalıntıları” ile ilgili kazı çalışmasına değindi. Şevketoğlu ayrıca Merkez’in, Tatlısu kazılarında elde ettiği bulgularla Ortadoğu, Anadolu, Kıbrıs ve Akdeniz arkeolojisine yaptığı katkılardan bahsetti.

Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, ziyaret çerçevesinde İzmir’in Urla ve Çeşme ilçelerinde yapılan kara ve deniz araştırmalarını yakından gözlemleyerek bilgi alış verişinde bulunulduğunu ve ileride Ankara Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi ile ortak çalışmalar yapmayı hedeflediklerini aktardı. Şevketoğlu, ANKÜSAM ile ilk aşamada öğrenci desteği daha sonra da diğer bilimsel konularda yardımlaşma sağlanmasının Kıbrıs arkeolojisi için bulunmaz bir fırsat olduğunu sözlerine ekledi.

TATLISU KAZILARINDA İLK KIBRISLILARIN KEMİK KALINTILARINA ULAŞILDI

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi, TÜBİTAK destekli yürüttüğü Tatlısu – Çiftlikdüzü kazılarında Kıbrıs’ta yaşayan ilk insanlara ait kemik kalıntılarına ulaştı. İlk Kıbrıslılardan iki farklı kişiye ait kemiklerin birinin 20 yaşlarında 150 cm boyunda bir kadına, diğerinin ise 30’lu yaşlarda bir erkeğe ait olduğu tesbit edildi.

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, Tatlısu’da yaptıkları kazılar sonucu Kuzey Kıbrıs’ta eskiye ait ilk kez insan kemiklerine ulaşıldığını kaydetti. Tatlısu – Çiftlikdüzü’nde bulunan M.Ö. 8400 yıllarına ait insan iskeleti kalıntıları ile ilgili bilgi veren Şevketoğlu “Tatlısu’da bulunan dağınık kemik parçaları arasında, çene kemiği, kafatası parçaları, el ve ayak parmakları, vertebralar ve diğer kemiklerden yola çıkarak incelemeler yaptık. İlk Kıbrıslılardan iki farklı kişiye ait kemikler üzerinde yaptığımız incelemer sonucu dişlerin sağlıklı olması, daha önce yapılan botanik çalışmalardan bilinen tahılların yumuşak yiyeceklerden oluşan bir diyetleri olduğunu ortaya koymuştur.” dedi.

Tatlısu Çiftlikdüzü’nün, Kuzey Kıbrıs’ın şu ana kadar keşfedilmiş on bin yıl öncesine tarihlenen en eski yerleşim yeri olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, Tatlısu Belediyesi sınırları içerisinde yer alan, denize yakın konuşlandırılmış yerleşim yerinden şimdiye kadar yapılan kazılarda, taş ve kerpiçten yapılmış yuvarlak planlı evler ve alçı sıvalı tekneler bulunduğunu söyledi. Şevketoğlu buluntular arasında ayrıca balıkçı oltaları, taş ve deniz kabuğundan kolye ve benzeri takılar ile Orta Anadolu menşeli binlerce volkanik cam olan obsidyenden kesici aletler bulunduğunu da aktardı.

Müge Şevketoğlu, insanların yaptığı aktiviteleri geride bıraktıkları eserlerden anlamanın mümkün olabileceğini belirtirken yaşamın insanlar üzerinde bıraktığı etkileri, fizyolojisini ise sadece insan kemiklerinden öğrenilebildiklerini söyledi. Şevketoğlu arkeolojik eserler üzerine bir çok kaynak ve yazı olmasına rağmen arkeolojik kazılarda bulunan insan kemikleri ve kemiklerin incelenmesinden yorumlanan hastalıklar hakkında çok az bilgileri olduğunu belirtti. Kıbrıs kazılarında, kemiklerin, doğal şartlar ve iklim faktörlerinden dolayı günümüze kadar korunamamakta ya da çok kötü durumda ele geçirildiğini de aktaran Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu bunun başlıca sebebinin asitli toprak altında organik kemiklerin korunamamaları olduğunu söyledi. Şevketoğlu, kazılarda çok az miktarda bulunan kemiklerden de o dönemin ölü gömme veya gömmeme adetlerinin, kültürün yansımasından olabileceğini ve bunun da kemiklerin günümüze kadar korunamamasının bir diğer sebebi olduğunu belirtti.

BASINDA YERALAN HABERLER:
http://www.parikiaki.com/archives/46144