Araştırma Merkezleri – CIU

Akademik Araştırma Merkezleri

arastirma 150x150 Araştırma Merkezleri

Uluslararası Kıbrıs  Üniversitesi bünyesinde bulundurduğu araştırma merkezleri ile Kuzey Kıbrıs’taki sağlık, teknolojik, ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda çalışmalar yapmakta ve toplumun bu alanlardaki gelişimine yardımcı olmaktadır.

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde faaliyet gösteren araştıma merkezleri ile ilgili ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır.

Akdeniz Kıbrıs Araştırmaları Merkezi

kıbrıs Araştırma Merkezleri

Akdeniz  Kıbrıs Araştırmaları Merkezi; üzerinde bulunduğumuz coğrafya ile ilgili olarak geçmişten günümüze miras kalan mevcut birikimi, tutarlı bir perspektif ve metodolojiyle ele alıp değerlendirmek suretiyle hem günümüze ışık tutmak, hem de gelecek kuşaklara aktarmak amaçlı kurulmuş bir merkezdir. Öncelikli amacı ise en geniş anlamı ile Kıbrıs üzerine çalışmalar yapmak, yapılan çalışmaları takip ederek bunlarla ilgili yayınlar hazırlamaktır. Bu çerçevede tarihten sosyolojiye, edebiyattan düşünceye her bir yönüyle Kıbrıs araştırmaları yapılmaktadır. Kıbrıs’a ilişkin şimdiye kadar yapılmış çalışmaların hem bir dökümünü yapmayı, hem de bunların bir değerlendirmesini yaparak yeni yapılacak çalışmalara önerilerde bulunmayı amaçlamaktadır.

Akdeniz Kıbrıs Araştırmaları Merkezi Müdürü: Ulvi KESER

BASINDA YERALAN HABERLER:

UKÜ’DE AKDENİZ KIBRIS ARAŞTIRMALARI MERKEZİ KURULDU-

KIZILAY BELGELERİ IŞIĞINDA KIBRIS BARIŞ HAREKATI

Biyoteknoloji Araştırma Merkezi

Untitled Araştırma Merkezleri

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi; son yıllarda atakta olduğu Enerji Sistemleri Mühendisliği ve Çevre Mühendisliği alanlarındaki önemli çalışmalarına; kurulan Bioteknoloji Araştırma Merkezi ile ivme kazandırmıştır. Merkezde KKTC ekonomisine de katkıları bulunacak “endüstiyel”, “çevre” ve “tarım-hayvancılık” alanlarında bioteknolojik araştırmalara /uygulamalar başlanmış olup; tıp alanında çalışmalara ise orta vadede Genetik Mühendisliği bölümünün açılması ile başlanması planlanmaktadır.

Toplumsal ve ekonomik yaşamı doğrudan etkileyen bu çalışmalar; dünyada önde gelen birçok merkezle koordineli olarak, deneyimli akademisyenlerce sürdürülmekte ve yetkili mercilerden alınan izinlerle uygulamaya geçmektedir.

Özellikle çevre ve tarım alanlarında hayata geçen projelerle daha temiz bir çevre ve daha kaliteli ürün üretiminde büyük adımlar atılmıştır. Akdeniz’de en ileri araştırma merkezi olma hedefiyle devam eden çalışmalar, çok kısa zaman sonra komşu ülkelerde de uygulanacaktır.

BASINDA YERALAN HABERLER:

-UKÜ’DEN SAĞLIK ALANINDA ULUSLARARASI BAŞARI

Çevre Araştırmaları Merkezi

Environmental Research graphic Araştırma Merkezleri

Merkez, Üniversitenin çevre ile ilgili konularda lisans ve lisansüstü düzeyde faaliyet gösteren birimlerinin, temel ve uygulamalı araştırmalar yaptıkları yurtiçi ve yurtdışı kurumlarla ve endüstri ile işbirliği yaparak, Üniversite içinde, ülke genelinde veya hizmetin gerektirdiği heryerde bilim ve teknolojiyi kullanarak ülke kalkınmasına yönelik çevre ile ilgili etkinliklerde bulunmaktadır.

KKTC’de ve heryerde sınır tanımayan ve yaşamı tehdit eden çevre sorunlarının çözüm yöntemlerini, sürdürülebilirlik felsefesiyle uyumlu, çok bileşenli (disiplinler arası) yaklaşımlarla araştırmak, geliştirmek, bunların yerel, ulusal ve uluslararası ölçekte uygulamaya konmasını sağlayarak toplum yararını ön planda tutan çalışmalar yapmak UKÜ Çevre Araştırmaları Merkezi’nin misyonudur.

Merkez, çevre ile ilgili bilim dallarında temel ve uygulamalı araştırmaları teşvik ve koordine etmek, yurtiçi ve yurtdışı benzer kuruluşlarla işbirliği yapmak, sempozyum, kongre, konferans, seminer, yaz okulları ve kurslar düzenlemek, bilimsel yayınlar yapmak ve toplumda çevre bilincini geliştirebilmek amacıyla çeşitli etkinliklerde bulunmaktadır.

Çevre Araştırma Merkezi, çevre alanlarındaki bilimsel araştırmaların sonuçlarının ülke ve insanlık yararına kullanılmak üzere teknolojiye aktarılması için çalışmalar yapmakta, bu amaçla diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği sağlamakta ve ayrıca çevre sorunları konusunda danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Arkeoloji Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi

IMG 0033 Araştırma Merkezleri

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, Ankara Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi (ANKÜSAM)’nin davetlisi olarak gittiği İzmir’de, Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirdikleri kazı çalışmaları ve bulguları içeren bir seminer verdi.

Ankara Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin, İzmir’in Urla ve Çeşme ilçelerinde sürdürdüğü kara ve deniz araştırmalarına davetli olarak katılan UKÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, kazılara katılan uzman ve öğrencilere “UKÜ Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi’nin Çalışmalarına Kısa Bir Bakış” konulu seminer verdi. Söz konusu seminerde Şevketoğlu, 2009 yılında açılan Merkezin yaptığı konservasyon, kültürel miras çalışmaları ve de Tatlısu Çiftlikdüzü’ndeki kazı çalışmalarında elde edilen önemli bulguları paylaştı. Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, seminerde özellikle ulusal ve uluslararası basında da geniş yer bulan Tatlısu’daki “ilk Kıbrıslıların kalıntıları” ile ilgili kazı çalışmasına değindi. Şevketoğlu ayrıca Merkez’in, Tatlısu kazılarında elde ettiği bulgularla Ortadoğu, Anadolu, Kıbrıs ve Akdeniz arkeolojisine yaptığı katkılardan bahsetti.

IMG 2442 Araştırma MerkezleriYrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, ziyaret çerçevesinde İzmir’in Urla ve Çeşme ilçelerinde yapılan kara ve deniz araştırmalarını yakından gözlemleyerek bilgi alış verişinde bulunulduğunu ve ileride Ankara Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi ile ortak çalışmalar yapmayı hedeflediklerini aktardı. Şevketoğlu, ANKÜSAM ile ilk aşamada öğrenci desteği daha sonra da diğer bilimsel konularda yardımlaşma sağlanmasının Kıbrıs arkeolojisi için bulunmaz bir fırsat olduğunu sözlerine ekledi.

TATLISU KAZILARINDA İLK KIBRISLILARIN KEMİK KALINTILARINA ULAŞILDI

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi, TÜBİTAK destekli yürüttüğü Tatlısu – Çiftlikdüzü kazılarında Kıbrıs’ta yaşayan ilk insanlara ait kemik kalıntılarına ulaştı. İlk Kıbrıslılardan iki farklı kişiye ait kemiklerin birinin 20 yaşlarında 150 cm boyunda bir kadına, diğerinin ise 30’lu yaşlarda bir erkeğe ait olduğu tesbit edildi.

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, Tatlısu’da yaptıkları kazılar sonucu Kuzey Kıbrıs’ta eskiye ait ilk kez insan kemiklerine ulaşıldığını kaydetti. Tatlısu – Çiftlikdüzü’nde bulunan M.Ö. 8400 yıllarına ait insan iskeleti kalıntıları ile ilgili bilgi veren Şevketoğlu “Tatlısu’da bulunan dağınık kemik parçaları arasında, çene kemiği, kafatası parçaları, el ve ayak parmakları, vertebralar ve diğer kemiklerden yola çıkarak incelemeler yaptık. İlk Kıbrıslılardan iki farklı kişiye ait kemikler üzerinde yaptığımız incelemer sonucu dişlerin sağlıklı olması, daha önce yapılan botanik çalışmalardan bilinen tahılların yumuşak yiyeceklerden oluşan bir diyetleri olduğunu ortaya koymuştur.” dedi.

Tatlısu Çiftlikdüzü’nün, Kuzey Kıbrıs’ın şu ana kadar keşfedilmiş on bin yıl öncesine tarihlenen en eski yerleşim yeri olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, Tatlısu Belediyesi sınırları içerisinde yer alan, denize yakın konuşlandırılmış yerleşim yerinden şimdiye kadar yapılan kazılarda, taş ve kerpiçten yapılmış yuvarlak planlı evler ve alçı sıvalı tekneler bulunduğunu söyledi. Şevketoğlu buluntular arasında ayrıca balıkçı oltaları, taş ve deniz kabuğundan kolye ve benzeri takılar ile Orta Anadolu menşeli binlerce volkanik cam olan obsidyenden kesici aletler bulunduğunu da aktardı.

Müge Şevketoğlu, insanların yaptığı aktiviteleri geride bıraktıkları eserlerden anlamanın mümkün olabileceğini belirtirken yaşamın insanlar üzerinde bıraktığı etkileri, fizyolojisini ise sadece insan kemiklerinden öğrenilebildiklerini söyledi. Şevketoğlu arkeolojik eserler üzerine bir çok kaynak ve yazı olmasına rağmen arkeolojik kazılarda bulunan insan kemikleri ve kemiklerin incelenmesinden yorumlanan hastalıklar hakkında çok az bilgileri olduğunu belirtti. Kıbrıs kazılarında, kemiklerin, doğal şartlar ve iklim faktörlerinden dolayı günümüze kadar korunamamakta ya da çok kötü durumda ele geçirildiğini de aktaran Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu bunun başlıca sebebinin asitli toprak altında organik kemiklerin korunamamaları olduğunu söyledi. Şevketoğlu, kazılarda çok az miktarda bulunan kemiklerden de o dönemin ölü gömme veya gömmeme adetlerinin, kültürün yansımasından olabileceğini ve bunun da kemiklerin günümüze kadar korunamamasının bir diğer sebebi olduğunu belirtti.

BASINDA YERALAN HABERLER:
http://www.parikiaki.com/archives/46144

Sosyal ve Stratejik Politikalar Araştırmalar Merkezi

politika Araştırma Merkezleri

UKÜ SOSPAM Kıbrıs’ı merkez almakla birlikte yerel, bölgesel ve küresel alanlarda sosyal ve stratejik politika üretme ve uygulama süreçlerini incelemek, bu politikalar hakkında gerek kuramsal gerekse pratiğe yönelik çalışmalar yapmak üzere kurulmuştur. Bu doğrultuda SOSPAM geliştirmiş olduğu disiplinlerarası yöntemsel ve kuramsal duruşla topluma, politika yapıcılara bu süreçlerin uygulamaya geçirilmesi ve değerlendirilmesinde analitik, sistemli bir bakış açısı sunmayı hedeflemektedir.

SOSPAM’ın amaçlarının başında yukarıda belirtilen akademik çerçeve içinde araştırma faaliyetleri sürdürmek, sosyal bilimleri ilgilendiren, toplumun gündemini belirleyen değişik alanlarda sosyal ve stratejik politika üretme konusunda danışmanlık yapmak, sertifika, araştırmacı değişim programları aracılığıyla eğitim hizmetleri vermek gelmektedir. Yürütücü kadrosu uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi,uluslararası hukuk, sosyoloji , medya ve iletişim, dallarında uzmanlaşmış araştırmacılardan oluşan SOSPAM, bu faaliyetleri hem politik yapılanmanın hem de sivil toplumun kurum ve kuruluşlarıyla etkileşimli bir şekilde uygulamaya koymaktadır. Bu çerçevede sosyal ve startejik politika üretme ve analiz süreçlerinde önemli olan konularda toplumun ve politika yapıcıların faydalanabileceği arşivleme ve raporlama faaliyetlerinin yanısıra bu konularda toplumun ve politika üreticilerin bilgi, tecrübe ve bilinçlilik düzeylerini artırmaya/pekiştirmeye yönelik panel, konferans, çalıştay gibi etkinlikler de düzenlemektedir.

Bununla birlikte SOSPAM sahip olduğu akademisyenler arası iletişim ağıyla, disiplinler arası proje konularına göre ihtiyaç duyulabilecek araştırmacıları sağlama yetkinliğini de her geçen gün geliştirmektedir. Merkez, ayrıca özellikle çok uluslu veya çok kurumlu araştırma projelerinde kurumsal işbirliğinin sağlanması açısından önemli olan kurumsal ikili ve çoklu ilişkiler ağını da kurumlararası anlaşmalarla genişletmektedir. Bu çerçevede gerek bölgenin gerekse dünyanın önemli araştırma merkezleriyle kurumsal iletişim içindeyken aynı zamanda ortak proje çalışmaları ve araştırmacı değişim programlarını da hayata geçirme konusunda kayda değer atılımlar gerçekleştirmeye devam etmektedir.

SOSPAM aynı zamanda sosyal bilimler alanında çalışmalar yapmakta olan lisans ve lisanüstü öğrencileri de bünyesinde barındırmakta ve bu alanda eğitim gören öğrencilerin derslerde öğrenmekte oldukları bilgileri uygulamalı olarak pekiştirmelerine de olanak sağlamaktadır.

Sualtı Arkeoloji ve Görüntüleme Merkezi

cfua images normal mazotos1 Araştırma Merkezleri

UKÜ Sualtı Arkeoloji ve Görüntüleme Merkezi denizlerde, iç sularda ve kıyılarda doğal, tarihi ve kültürel değerlerin incelenmesi, araştırılması, tespiti, envanterlenmesi, korunması ve gelecek kuşaklara katkıda bulunmak amacıyla kurulmuştur.

Kıbrıs sahillerinde acilen çözümlenmesi beklenen arkeolojik alanlar bünyesinde sorunlar bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve ilgili derneklerle birlikte ortaklık ederek yapılacak araştırmalar sualtı arkeolojisi açısından önem taşımaktadır.


UKÜ ARKEOLOJİ, KÜLTÜREL MİRAS VE KONSERVASYON MERKEZİ KRAL MEZARLARINDAKİ AT KEMİKLERİNİN DURUMUNU İRDELEDİ
muge sevketoglu pembe2 Araştırma Merkezleri

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi konservatörü Pembe Özen Ankara’da katıldığı konferansta Salamis nekropolünde bulunan M.Ö. 6 ve 7. yüzyıllara ait at kemikleri ile ilgili durum değerlendirmesi yaptı.

Ankara Amerikan Araştırmaları Enstitüsü Türkiye (ARIT)’de gerçekleştirilen konferansta özel davet üzerine sunum yapan UKÜ Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi konservatörü Pembe Özen konferansa çoğunluklu olarak Türkiye, Doğu Akdeniz ve Yakın Doğu coğrafi bölgelerinde çalışan Amerikalı bilim insanlarının katıldığını söyledi.

“Salamis Nekropolünde Mezar 50’ye ait olan Arkaik (M.Ö. 6-7 yy) At Kemiklerinin Durum Değerlendirmesi” (A Condition Assessment of the Archaic (7th – 6th B.C.) Horse Skeletons in the Tomb 50 at the Necropolis of Salamis) başlığını taşıyan bildirisi hakkında açıklama yapan Pembe Özen, konferansta ilk olarak Mezar 50’nin konumu, tarihi, kimin tarafından kazıldığı ve kazı sırasında ele geçen buluntular ile ilgili bilgi verdiğini aktardı. Mezar 50’nin tanınmış arkeoloji profesörü, araştırmacı Vassos Karageorghis ve ekibi tarafından 1965 yılında kazıldığını ve Salamis nekropolünde yer alan kral mezarlarından bir tanesi olarak bilinmekte olduğunu söyledi. Özen, ele geçen bu buluntuların, ölünün cenaze alayı ile taşındığını, ölü için at kurban edildiğini ve ölümden sonraki hayata inanma adına bir delil oluşturduğunu belirtti. Konferansta ayrıca geçmişte at kemiklerinin korunması için neler yapıldığı konusuna da değindiğini söyleyen Pembe Özen, Karageorghis ve ekibi tarafından yapılan sistemli bir kazının ardından at kemiklerinin korunması için konservasyon çalışmalarının yapıldığını, kazı ve konservasyon çalışmalarından sonra ekibin kemikleri orijinal yerlerinde sergileme kararı aldıklarını ifade etti. 1965 yılı şartlarına uygun sergi vitrini yapılarak kemiklerin dış etkenlerden korunmasının sağlandığını da anlatan Pembe Özen at kemiklerinin günümüze kadar tamamen aynı bir sergi vitrin stili içerisinde sergilendiğini ve kemikleri sergilemek için seçilen söz konusu vitrin şeklinin kemiklere nasıl zarar verdiğinin sistematik verilere dayanarak detaylı bir şekilde irdelendiğini söyledi.

Pembe Özen konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “1965 yılından günümüze kadar bu kemikler çok ciddi bir şekilde bozulmaya uğramışlardır. Kazı öncesi ve kazı sonrası nedenler (özellikle, vitrin sistemi), bakımsızlık, Kuzey Kıbrıs’ta bir konservasyon programının olmayışı kemiklerin bozulmalarında en büyük etkenlerdir.” dedi.

Konservatör Pembe Özen, sunumun ardından birçok katılımcıdan, Kuzey Kıbrıs’taki kültürel mirasın korunma çalışmalarını başlatan bir grup olmalarından ötürü UKÜ Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi’ne takdir ve tebrik mesajları aldıklarını belirtti.

cizgi web1 Araştırma Merkezleri

Sürdürülebilir Enerji Araştırma Merkezi

sürdürülebilirçevre Araştırma Merkezleri

Sürdürülebilir Enerji Araştırma Merkezi’nin amacı; her türlü konvansiyonel, nükleer, yenilenebilir ve alternatif enerji üretimi ve enerji tüketim alanlarında bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmak, bu faaliyetleri ülke ekonomisine katkıda bulunmak üzere uygulamaya geçirmektir.

Merkezin başlıca faaliyet alanları aşağıdaki gibidir:
a) Ulusal ve Uluslararası enerji problemlerine çözümler aramak, konvansiyonel ve alternatif enerji çözümleri üretmek, nitelikli bilimsel ve teknolojik araştırmaları planlamak, bu konuda gerekli imkanları hazırlamak ve uygulamaları gerçekleştirmek.
b) Bölgesel ve ulusal daha sonrasında uluslararası işbirlikleriyle projeler üretmek ve öncelik sırasına göre bölgesel, ulusal ve küresel problemlerin çözümüne yönelik çalışmalar gerçekleştirmek.
c) Üniversitenin bilimsel araştırma ve çalışmalarına katkıda bulunmak.
d) Endüstrinin ve diğer kurum ve kuruluşların ihtiyaç duyduğu konularda araştırma ve uygulamalar yapmak.
e) Teorik ve uygulamalı eğitim programları düzenlemek ve yürütmek.
f) Yayın ve enformasyon faaliyetini geliştirmek.
g) Avrupa Birliğindeki gelişmiş araştırma merkezleriyle işbirlikleri yapmak.
h) Seminer ve çalıştaylar organize etmek.
i) Araştırma altyapısını iyileştirmek ve geliştirmek.
j) Enerji konusunda toplumsal bilincin artması için çalışmalar yapmak.

Sürdürülebilir Enerji Araştırma Merkezi Müdürü: Doç. Dr. Serkan Abbasoğlu

Haberleşme Teknolojileri Araştırma Merkezi

communication technology 04 300x151 Araştırma Merkezleri

Haberleşme Teknolojileri Araştırma Merkezin amacı; sinyal işleme, haberleşme ağ tasarımları, iletim sistemleri, yeni nesil kablosuz ağlar ve optik haberleşme sistemlerine yönelik bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmak, bu faaliyetleri ülke ekonomisine katkıda bulunacak şekilde uygulamaya geçirmektir.

Araştırma Merkezi bünyesinde; insan vücuduna yerleştirilecek implant anten tasarımlarının yanında 4G mobil haberleşme ve bütünleşik optik/kablosuz haberleşme teknolojileri laboratuvar ortamında deneysel ve teorik olarak çalışılmaktadır. Bahsi konu teknolojilerin ülkemizdeki teknolojik altyapı ve uygulamalara katkıda bulunması beklenmektedir.

Araştırma merkezi çeşitli Üniversitelerden prestijli araştırma grupları ile işbirliği yapmaktadır. Bunun yanında, farklı gruplarla işbirliği için çalışmaktan mutluluk duymaktayız.

Haberleşme Teknolojileri Araştırma Merkezi Müdürü: Yrd. Doç. Dr. Mehmet Toycan